Spil’de keşfe çıkın…

Kimilerinin Spil ile ilgili bilgisi bungalov evler ile sınırlıdır. Oysa burası bir milli park ve muazzam bir deneyim alanı. Yılkı atları, kanyonu, mağaraları, göletleri, seyir alanları, köyleri derken keşfetmeye, görsel bir şölene ve ruhsal bir arınmaya hazır olun.

Doğadaki renklerin dönüşümüne tanık olmak için bundan daha güzel bir zaman olamaz. Spil, daha çok bungalov evlerin olduğu ana merkezi, yani Atalanı Mevkii ile bilinir ama burası büyük bir milli park aslında. Yürüyüş ve bisiklet grupları da geliyor, yamaç paraşütçüleri de. Kanyonları, mağaraları ve keşfe açık güzergâhlarıyla doğa sporları için birebir. Bir defa yılkıya bırakılmış atları mutlaka görmeniz gerek. Genelde gruplar halinde hareket eden bu atları izlemek safari hissine kapılmanıza yol açıyor. Su başında bir iktidar mücadelesine tanık olmanız da olası. Ancak korkutmamak ya da saldırma ihtimaline karşı çok yanlarına sokulmamak gerek.

Kanyonda yürümeli

Spil’e tırmanışa geçip, Atalanı mevki istikametinde ilerlerken keşif de başlıyor.  İlk durağımız yamaç atlama yeri olarak kullanılan Karlık Tepesi. Müthiş manzara ve yılkı atlarıyla burada karşılaşıyoruz. Sonra kanyona doğru yol alıyorsunuz. Burada şu anda su yok, kar yağışı sonrasını beklemek gerekiyor ama bu haliyle de doğa yürüyüşü için birebir. Önümüzdeki dönemde kanyon için bir işaretleme de yapılacak.

Tepe, kanyon derken bu kez bir gölet çıkıyor karşımıza. Burası aslında “Lale Yetiştirme Alanı” olarak biliniyor. Ünlü Manisa lalesini en iyi burada görebilirsiniz. Rivayet o ki, Osmanlı İmparatorluğu’na bir devri açan Lale Devri laleleri Spil Dağı’ndan götürülmüş. Ancak şubat ile eylül ayları arasında çiçek açtığı için yakın bir zamanda görebilmek olası değil.

Orman Köşkleri

Merkez nokta Atalanı Mevkii, yani bungalovların olduğu yer. Neden Atalanı derseniz, Osmanlı döneminden beri devam eden bir uygulama ile bölgedeki atların mevsimlik olarak veya ihtiyarlamaları nedeniyle yılkıya bırakılmasından kaynaklanıyor. Nitekim yol boyunca dört bir yanda onları görüyorsunuz. Hatta bungalov evlerin olduğu alanda bile birkaçına rastlamanız mümkün. Bilindiği kadarıyla 1000 civarında bir sayıdalar.

Bungalovların olduğu alana vardığınızda bir değişim göreceksiniz. Eğer gitmeyeli bir yıldan fazla bir zaman geçti ise evlerin yeni halini görmemiş olabilirsiniz. Orman Köşkleri adını taşıyan bu yeni yapılar yeniden dizayn edilmiş. 1+1’lerde 4 kişi, 2+1’lerde ise 6 kişinin kalabildiği ve toplamda 42 tane olan bu evlerin iç tasarımı da yeni. Şömine yerine artık kuzine var, örneğin. İçeride mutfağı, tenceresi, tavası, kısaca her şey hazır. Hatta işletme size mangal da getiriyor. Orman Köşkleri’nin fiyatları kışın 150-180 Lira, yazın ise 110-160 Lira aralığında. Ancak önceden rezervasyon yaptırmanız iyi olur. 0533. 618 81 49

Kır lokantası yapılıyor

Bungalovların olduğu alana şimdi bir de kır lokantası yapılıyor, bir aya kadar bitecek gibi görünüyor. Burada kasap reyonu da olacak. Ayrıca evlerin yakınına gölet, bisiklet ve yürüyüş yolu yapılacak. Bir de konteynır tipi market var ama burası önümüzdeki günlerde kalıcı hale getirilecek.

Dahası var. Alana dört yıldızlı bir otel yapılıyor, temeli atılmış durumda. Önümüzdeki yıl bitirilmesi planlanıyor. Yine 2017 için projelendirilmesi planlanan bir festival alanı da var, burası çeşitli organizasyonların yapılabileceği, aynı zamanda yöresel satış ünitelerinin olacağı bir yer olarak tasarlanıyor. Tabii bunların hepsi milli park ve koruma ilkelerinin çizdiği sınırlar içinde yapılıyor. Tesisleşme flora ve faunaya zarar vermemek üzere projelendiriliyor.

Sultan Yaylası’nda Gediz Ovası kuşbakışı

Ve en güzel manzara alanlarından biri: Çampınar. Seyir Tepesi olarak bilinen mevkii de aynı güzellikte. Bir köy havası almak isterseniz karşınıza Beşpınar çıkacak. Spil Dağı’nın içine gizlenmiş gibi duran Beşpınar, bir Pomak Köyü. Milli parkta bulunduğu ve bu nedenle hayvanların otlatılmasına izin verilmediği için nüfusu oldukça düşmüş ama kalanların keyfi yerinde. Tek sıkıntıları köyün yakınına yapılmak istenen taş ocağı. Köy kahvesinde konuştuğumuz herkes aynı dertten muzdarip ve bir direniş örgütleme hazırlığındalar. Gerçi, “Burası ormana dâhil, izin vermezler” diyorlar. Biz “Kolay gelsin” deyip ayrılırken, onlar “Kiraz mevsimi gelin” diye bizi uğurluyorlar. Burasının kirazı ünlü zira. Mili park içindeki Sultan Yaylası’nın aynı zamanda kiraz yaylası olarak anılması da bu sebepten. Spil Dağı’nın kuzeyinde yer alan Sultan Yaylası, aynı zamanda kiraz, çam ağaçları ve soğuk sularıyla meşhur bir dinlenme yeri. Buradan Manisa’yı ve Gediz Ovasını kuşbakışı olarak alabildiğine izleyebiliyorsunuz.

Ayvacık zamanı

Beşpınar gibi bir güzel köyü daha var Spil’in, o da Ayvacık. Köyün eski adı Beyazıd-ı Sani (II. Beyazıd). Yaz aylarında Şehzadelerin dini eğitim aldıkları yer burasıymış. Sonraları ise 93 harbi sırasında Anadolu’ya göç eden Müslüman Bulgarlar (Pomaklar) yerleşmiş. Anlaşılan o ki köyde bahçe-tarla tarımı ve keçi ağırlıklı küçükbaş hayvan yetiştiriciliği az da olsa sürüyor. Eğer yolunuz düşerse, temiz dağ havası alıp yürüyüş yapmalısınız.

Son duraklar: Mağaralar ve Sülüklü Göl

Ve son gezi noktalarımız. Önce Paşa İni Mağaraları. Buraya Ayvacık köyünün hemen alt tarafından (kuzey batı) toprak yolu takiben kolayca ulaşabileceğiniz gibi, Spil Dağı (Karadal Sırtları) ile seyir tepesi arasında kalan eski kar kuyularını ortalayıp, tabandaki ana düzlüğe inip, hemen sağ patikayı takip ederek de gidebilirsiniz. Nurkadın Boğazı mevkiinde yer alan ve aynı adla anılan Nur Kadın Mağarası da Ayvacık sınırları içerisinde. En son ise Sülüklü Göl’e gidiyoruz. İçi sülükle dolu olduğu için bu ismi almış olan göl, kalkerlerin erimesiyle meydana gelmiş bir dolin gölü. Milli parkın doğu sınırına yakın Kızılburun ve Karaçukur tepelerinin arasındaki düzlükte ve yaklaşık 600 metre yükseklikte bulunan Sülüklü Göl, milli parkın Turgutlu İlçesi tarafına bakan yamaçlarında, Aşağı Çobanisa ve Ayvacık Köyü yakınlarında. Turgutlu yolundan Manisa’ya gelirken Yukarıçobanisa Köyü yoluna sapıldığında ise Çeşmebaşı Köyü’nün çıkışında yer alıyor.

Flora ve faunası zengin

Flora ve faunası zengin bir milli park Spil. Kızılçam ve Karaçam ile kaplı, 76 adet endemik bitki türü olan milli parkta, sümbülden sıklemente, yabani karanfilden yaban gülüne, böğürtlenden oğul otuna 70 kadar da şifalı bitki mevcut.

Ayrıca yılkı atları dışında da bir yabani hayat var. Tavşan, çakal, domuz ve tilki, ağaç sansarı, porsuk, tarla sincabı, okulu kirpi ve gelincik olduğu biliniyor. Ama 1970’li yıllarda ayı, karaca, dağ keçisi gibi memeliler ve sülün gibi kuşlar da varmış. Burası bir milli park olduğu için Orman ve Su İşleri Bakanlığı IV. Bölge Müdürlüğü Spil Dağı Milli Park Müdürlüğü tarafından korunup, yönetiliyor. Avlanma, bitki toplama gibi faaliyetler yasak. Otel projesi bile kontrol altında. Esas olan koruma.

İzmir Life/Kasım 2016 

Fotoğraf: Alpay Sönmez

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir